Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


YAZMAK YETMEZ !


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 19 Şubat 2015
Geçerli Tarih: 18 Kasım 2017, 20:58
Site: Görele Ekspres - Giresun - Görele Ulusal Haberleri
URL: http://www.goreleekspres.com/haber/yazar.asp?yaziID=8668


Herhangi bir yerde adınızın bir harfi yanlış yazılmış olsa kızar mısınız?.. "Evet" diyorsanız devam edelim...
        Farkında mısınız bilmiyorum; yerel, ulusal gazete ve dergilerde, televizyon alt yazılarında imlâ (yazım) kurallarına pek dikkat edilmiyor maalesef. Hatta kültür-sanat dergilerinde de görüyoruz bu yanlışları.
         Dilimiz bilerek veya bilmeyerek o kadar farklı kullanılıyor ki, buna değinmemek elde değil...
         Eskiden işaretlerle anlaşan atalarımızın en büyük buluşu olan dil; insanın kendini ifade etmesi, düşüncelerini anlatması ve nesnelerle iletişim kurması için yegâne kaynaktır.
         Araştırmalara göre dünyamızda 3000'e yakın dil kullanılmakta, bunlardan 78 tanesinin edebiyatı ve yazılı kültürü bulunmaktadır.
         Ulusu ulus yapan öğelerin başında dilin geldiği unutulmamalıdır... Ünlü düşünür Konfüçyüs' e sormuşlar " Bir memleketi yönetmeye çağırılsaydınız yapacağınız ilk şey ne olurdu?" diye... O da şöyle cevap vermiş " Hiç şüphesiz dili gözden geçirmekle işe başlardım. Dil kusurlu olursa sözler düşünceyi iyi anlatamaz. Düşünce iyi anlatılmazsa yapılmasa gereken şeyler doğru yapılmaz. Ödevler gereği gibi yapılmazsa, töre ve kültür bozulur. Töre ve kültür bozulursa adalet yanlış yola sapar. Adalet yoldan çıkarsa şaşkınlık içine düşen halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez!" demiş...
         Değerli arkadaşlar! Gördüğünüz gibi dil, bir ulus için ne kadar önemli; ama gerçek değerini vermiyoruz ne yazık ki...
         Her dilde yazım birliği kuralı vardır. Dolayısıyla kimse bildiği gibi yazamaz, yazmamalıdır. Araştırmadan istediğin gibi yazarsan yaşanmakta olan Türkçe karmaşasını da artırmış olursun. Ayrıca yazım kılavuzuna da gerek kalmaz.
         Bir ülkenin çeşitli konuşma dilleri ve ağızları bulunmasına karşılık bir tek yazı dili olmalı, o ülkede yaşayan insanlar okuyup yazarken bu ortak dili kullanmalıdırlar... Yazı dili; o dili konuşan insanların lehçe ya da ağızlarından birisinin temel alınması sonucu standart bir hale getirilmesi ile oluşur. Yazı dili olma niteliği taşıyan ağzın, bir ülkenin kültür merkezi olarak gelişen bölgesinin ağzı olması ve konuşma dillerinin de en gelişmiş olanı arasından seçilmiş olması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle Türkçemiz yazı dili, İstanbul ağzına dayanmaktadır.
         Gelelim asıl konumuza...
         İstediğin kadar etkili ilginç bir yazı yaz, istediğin kadar kendine göre hoş cümleler kullan; yazında bir imlâ hatası varsa okuyucu buna takılacağı için kendisini yazıya veremeyecek, bütünlük kaybolacaktır. Dolayısıyla, dili iyi kullanırsak iletişimi de o kadar iyi sağlarız... Dil, bizi başkalarına, başkalarını da bize yansıtan araçtır...
         "Nasıl olsa okurlar" diyemezsiniz. Bir-iki böyle hatalı devam ederseniz okuyucu sizi terk eder, bir daha da geri dönmez. Ayrıca yazı dili ile konuşma dili farklıdır; konuştuğunuz gibi yazamazsınız haliyle...
        Sözü fazla uzatmadan gelin yapılan yanlışların bir kısmına göz atalım.
        İlk önce, en çok dikkatimi çeken şu "ya da" sözü inatla bitişik olarak "yada" şeklinde yazılıyor...
        "Ya da" sözü anlam olarak; seçenek çeşitlilik ve tercihi belirten bir sözdür. Örnek: "Ya okursun ya da çalışırsın." 
       Hatalı olarak bitişik yazılan "yada" nın sözlük anlamı ise: Birbirine sürtülünce yağmur yağacağına inanılan koyu yeşil renkli, genellikle yuvarlak, fındık büyüklüğünde bir büyü taşıdır.
         Görüldüğü gibi doğru yazılışı "ya da" olan bağlaç kelimesi bitişik olarak "yada" şeklinde yazılırsa "yada taşı",  "yeşim taşı" anlamını alır.
         Buna bağlı olarak "de", "da " hadisesini biraz daha açalım...
         Bitişik yazılması gereken "de" , "da" ektir. Ayrı yazılan "de" , "da" ise ek değil, kelimedir. Bu nedenle ayrı yazılır.
         Örnek verelim: "Bende kalem var."
                                     "Bende de, onda da kalem var."
         Yani; "de" , "da" bağlacı; dahi (bile) anlamı taşıyorsa kelimeden ayrı yazılır.
         Bunu düzgün yazmak için çok kolay bir yol var. Eğer, "de" , "da" takısını kaldırdığınızda cümle bozuluyorsa bitişik yazılmalı, anlamı değişmiyorsa ayrı yazılmalıdır. Örnek: "Defter de al" yerine "defter al" derseniz cümle yapısı bozulmaz. Bu cümlede pekâlâ "de" den vazgeçebilirsiniz... Ama "sende defter var mı?" dediğimizde "de" yi kaldırırsak cümle anlamsız olur.
        Kişi olan "o" dan bahsederken "o da" yerine "oda" yazılırsa manası farklı olur elbette...
        Bir diğer yanlış da "mı" , "mi" , "mu" , "mü" soru edatlarında yapılıyor... Anlayacağınız gibi bunlar da eklendiği sözcükten her zaman ayrı yazılır. Örnek: "Onu gördün mü?" , "var mı?" , "yok mu?" gibi...
        Size ilginç bir şey söyleyeyim; pekiştirme ya da olumsuzluk bildiren cümlelerin sonunda da soru işareti koyan kişiler gördüm!.. Bu yanlışı iki örnekle göstereyim isterseniz. "Ne güzel olmuşsun?", "ne kokar ne bulaşır?". Bildiğiniz gibi bu cümlelerin sonunda soru işareti konulmaz.
         Bir de günlük konuşmalarımızda veya yazılarda aynı anlamı taşıyan sözcük tekrarı yapılıyor.
         Örnek...
        "İntihar etti" yerine "kendi kendine intihar etti."
         "Yangın oldu" yerine "yangın yandı."
        "Meselâ" yerine "meselâ örneğin."
        "İade etti" yerine "geri iade etti."
        "Ömür boyu hapis" yerine "ömür boyu müebbet hapis."
        "Saygılarımı sunarım" yerine "saygı ve hürmetlerimi sunarım."
        "Değerli arkadaşlar" yerine "kıymetli ve değerli arkadaşlar."
        "Kesin olarak" yerine "kesin ve kat'i olarak."
        "Tavuk yumurtladı" yerine "tavuk yumurta yumurtladı."
        "Kâbus gördüm" yerine "kötü kâbus gördüm."
        "Yarışma kötü bitti" yerine "yarışmanın sonu kötü bitti."
        "Teröristler teslim oldu" yerine "teröristler kendiliğinden teslim oldu."
        "Ara sıra giderim" yerine " ara sıra nadiren giderim."
        "Bir daha gelirim" yerine "yeniden bir daha gelirim."
        "Bu yolu yürüyerek bir satte aldım" yerine "bu yolu yaya yürüyerek bir saatte aldım."
        "Rastladım" yerine "tesadüfen rastladım."
         Bu örnekler uzayıp gider böyle...
         Bazı sözcükler de var ki yazılışlarında tereddütde  kalınıyor.
         Meselâ:      
        her şey
        her bir
        her gün
        her an
        her hâlde: mutlaka
        her ne kadar
        her yer
        "herhangi" dışında "her" ile başlayan her şey ayrı yazılır.
         Ayrıca "şey" sözcüğü hiçbir kelimeyle bitişik yazılmaz; o hep bağımsızdır.
         Bir de ayrı yazılan "hiç bir" , "hep bir" sözcüğü bitişik de yazılabilir. Şöyle ki:   Hiç bir köyde bulundunuz mu? ("hiç" :  Zaman zarfı) Burada hiç; herhangi bir zaman anlamındadır.
         Hiçbir görgü tanığı bulunamadı. ("hiçbir": Sıfat) Hiçbir: Kendisinden sonra gelen adın bildirdiği varlığın bir tanesi bile olmayan anlamındadır.
         Hepbir ağızdan bağırmaya başladılar. ("hepbir": Beraber)
         Hep bir kedim olsun istemiştim. ("hep": Daima anlamındadır)
         Şimdi de yazının başında ifade ettiğim  sözcüğün bir harfi yanlış yazılınca anlamı nasıl da değişiyor birkaç örnekte görelim.
         boa: İri bir yılan cinsi.
         boğa: Sığırın erkeği.
         cirim: Yer.
         cürüm: Suç.
         direk: Sırık.
        direkt: Doğrudan.
         elaman: Bezginlik ve sızlanma anlatan bir söz.
         eleman: Bir toplulukta çalışan insanların her biri.
         grup: Topluluk.
        gurup: Güneşin batışı.
         hak etmek: Bir emek karşılığı hakkı olan şeyi elde etmek.
         hakketmek: Sert bir cismin üzerine elle yazı ya da şekil oymak.
         kupür: Kesik.
        küpür: Gübre.
         mahsur: Kuşatılmış, muhasara altına alınmış.
        mahzur: Haram, yasak.
        mütevazı: Alçak gönüllü.
        mütevazi: Koşut, paralel anlamına gelen "müvazi" den gelir.
         sac: İnce demir levha.
        saç: İnsan başını örten kıllar.
         takdir:Kader, değer
        taktir: Damla damla akıtma.
         zade: Oğul (paşazade).
        zede: Zarara uğramış (depremzede).
         Yazının bundan sonraki bölümünde de diğer yazım hatalarına yer verelim.
        İlk yazımlar doğru, karşısındaki ise yanlış yazılışlarını göstermektedir.
        DOĞRU                      YANLIŞ
        abdest                        abdes
        acente                        acenta
        afetzede                     afetzade
        akıbet                         akibet
        aktris                          aktrist
        asfalt                          asvalt
        alerji                           allerji
        alüminyum                 alümiyum
        ambulans                   ambülans
        ana dil                        anadil
        anjiyo                         anjio
        aranjman                    arajman
        apandisit                    apandis   
        ataş                            ataç
        ataşe                          ateşe
        arabesk                      arabeks
        arz etmek                   arzetmek
        başvurmak:Müracaat etmek.
        baş vurmak: Başını bir yere vurmak.
        baş başa                     başbaşa
        başıboş: Serbest       
        başı boş: Boş kafalı.
        bilfiil                            birfiil
        bir an                          biran
        bir arada                     birarada
        birçok                          bir çok
        birkaç                          bir kaç
        birtakım: Belli belirsiz olarak birden fazlalığı anlatır.
        bir takım: 1)Bir kat (elbise). 2)Sofra, alet takımı.
        bisküvi                         bisküvit
        cinnet getiren              cinnet geçiren
         çiftçi                             çifçi       
        çiklet                            ciklet
        çikolata                        çukulata
        çipura: Balık adı           çupra   
        çinakop:Balık adı          çinekop
         dans etmek                  dansetmek
        dipfriz: Soğutucu.        difriz
        diyanet                        dinayet
        diyalog                         dialog
        doküman                      döküman
        eşkıya                          eşkiya
        egzoz                           eksoz
        ekonomi                      ekenomi
        elhamdülillâh              elhamdürillâh
        enfarktüs                     enfaktüs
        entelektüel                  entellektüel
        eşofman                      aşortman
        etüt                             etüd
        ezkaza:Kaza ile.          eskaza
         fesüphanallah             fesuphanallah
        flurya:Ötücü bir kuş   
        Florya: İstanbul Bakırköyde bir semt adı.
        galeta                         galete
        gangster                     gangaster
        günbegün                   gün be gün
        gardırop                      gardolap
        gulyabani: Hayalet      gülyabani
         herkes                         herkez
        havsala                       hafsala
        havut:Deve semeri.     hamut
        hemşehri                     hemşeri
        hipnotize                     ipnotize
        hoşsohbet                   hoş sohbet
        Hristiyan                      Hıristiyan
         icat                              icad
        ideoloji                        idooloji
        içgüdü                         iç güdü
        iddia                            iddaa
        inisiyatif                       insiyatif
        intihar                          intahar
         kadana: İri at.             katana
        kalemşor                     kalemşör
        kaparo                        kapora
        karateci                       kareteci
        kılavuz                         klavuz
        kolesterol                    kollestrol
        komiser                       komser
        komünist                     kominist
        kontör                         kontür
        koreografi                   kareografi
        klinik                           kilinik
        lâvabo                        lâvoba
        lügat                           lugat
        maşrapa                     meşebe
        minibüs                       münübüs
        muhkem:Sağlam.        mükkem
        muzır:Zararlı.              muzur
        müşahede:Gözlem.     müşaade
        müteahhit                   mütait
        orijinal                        orjinal
        ortopedi                     ortapedi
        öğle:Gün ortası.
        öğün:Defa, kez.
        övün:İftihar et.
        öyle:Onun gibi, o türde.
        pardesü                       pardüse
        perakende                   parakende
        poğaça                        pohaça
         ret                               red
        röportaj                       reportaj
       ötanazi                        ötenazi
        sandviç                        sandeviç
        serbest                        serbes
        sezaryen                     sezeryen
        silâhşor                       silâhşör
        siluet                           silüet
        stajyer                        stajer
        stat                             stad
        stepne                        istepne
        şalter                          şartel
        şarj                             şarz
        şefkat                         şevkat
        şoför                           şöför
        şoke olmak                 şok olmak
        tasdik                         tastik 
        teşriki mesai               teşviki mesai
        tıraş                            traş
        trotuar                        tiretuvar
        tüyo                           tiyo
        üstat                          üstad
        vejetaryen                vejeteryen
        yalnız                          yanlız
        yanlış                          yalnış
       zerzevat                     zarzavat 
       zül                              zul
         Bir husus daha var ki onu da belirtmeden geçemeyeceğim...
         Halk arasında "inceltme işareti, uzatma işareti" ya da "şapka"olarak bilinen "düzeltme imi" (^) halen kullanılmaktadır. "Kullanılmıyor" diye iddia edilse de; başbakalnlığa bağlı Türk Dil Kurumu sitesinden teferruatlı bilgi alınabilir.
         Sevgili dostlar... Amacım dil bilgisi dersi vermek değil; genelde yapılan yanlışları hatırlatmak...
        Türkçemizi doğru kullanmak görevimiz olmalı. Hiçbir dilde sözcükleri akla estiği gibi yazdırmazlar insana... Türkçe bu kadar başıboş bir dil midir ki herkes dilediği gibi yazabilsin? İnanın Türkçeyi öğrenen yabancı biri bizim yaptığımız hataları yapmaz.
        Yavaş yavaş sözlerimin sonuna geliyorum. Yapılan hataları gördünüz. Benim de yanlışım oluyordur muhakkak. Bundan dolayı hemen dil bilimcilerden ve öğretmenlerimden özür diliyorum.
        " Hatasız kul olmaz" derler, hata tabii ki olacak; Temel'in hesabı gibi...
         Temel'e sormuşlar "iki kere iki kaç eder?" diye. O da "dört eder, hadi bilemedin beş eder" demiş.
         Bir harf değişikliği ne kadar önemliymiş öğle değil mi, pardon öyle değil mi değerli arkadaşlar?
         Son bir not: Türkçe sadece imlâ kurallarına uymakla olmuyor; söz diziminden vurguya; noktalamadan tonlamaya; anlamdan anlatıma bütünüyle Türkçe oluyor, bunlara da dikkat edilmesi gerekiyor.
         Bir sonraki yazımda kısmetse Türkçemize yapılan saldırılardan ve yabancı dile olan hayranlığımızdan (!)  bahsedeceğim.
                                             Saygılarımla...Orhan POŞUL

Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster