Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


SANDIKLA GELEN SANDIKLA GİDERMİŞ


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 26 Ekim 2017
Geçerli Tarih: 22 Kasım 2017, 00:32
Site: Görele Ekspres - Giresun - Görele Ulusal Haberleri
URL: http://www.goreleekspres.com/haber/yazar.asp?yaziID=10755


Dünyada böyle bir ülke var mıdır bilmiyorum ama Türk tipi demokrasiyle yönetilen Türkiye’de böyle bir kural yok. Türkiye’de geldiğiniz gibi gidersiniz. Nasıl yani? Oraya gelmenizi işaret eden hatta sağlayan liderinizin iki dudağı arasındadır kaderiniz. O gitmen gerek dediğinde sesiz sedasız gideceksiniz. Mesajı almanız gerek; uzatmanın âlemi yok. Hatta davaya zarar verecek tavır ve davranışlara da gerek yok. Öyle kaşınızı falan da kaldırmayacaksınız! Peki, bu sandıklar neden kurulur üç yılda bir, beş yılda bir? Neden bu ülkenin insanlarını işinden gücünden edersiniz üç yılda bir, beş yılda bir? Canım, demokrasiyle yönetilen ülkelerde sandık kurmak adettendir. Demokrasilerde sandık olmazsa olmaz! Türkiye’nin seçim sistemi böyle… 12 Eylül askeri yönetimi yangılandı ancak o yönetimin getirdiği seçim sistemi bugün bile yürürlükte, onu sorgulayan yok. Ülkede milletvekili mi olmak istiyorsunuz; öyle elinizi kolunuzu sallayarak aday olamazsınız. Genel başkanın onayını almak zorundasınız. Öyle halkınızın karşısına çıkarak ben milletvekili adayıyım diyemezsiniz. Yasa böyle. Ya da belediye başkanı mı olmak istiyorsunuz. Hatta halkınız da sizi çok seviyor ve bu işi yapacağınıza canı gönülden inanıyor; genel başkan olmaz dediyse olmaz. Böyle olunca da genel başkan istifanı vereceksin deyince veremem diyemezsin. Beni halk seçti, ben sandıkla geldim sandıkla giderim diyemezsiniz. Sandıktan önce genel başkanınızın iradesiyle geldiniz, genel başkanınızın iradesiyle de gideceksiniz. Seçmenin de oyunu aldınız ama genel başkanın gözünde bu oyların hükmü yoktur. Önce genel başlanın oyunu alacaksınız. Gündemi biliyorsunuz. Birçok belediye başkanı genel başkan istedi diye halktan aldığı oylara rağmen istifa ediyor. Ettiriliyor. Belediye başkanları da bir şey mi, seçim kazanmış bir parti lideri bir işaretle koltuğu bıraktı bu ülkede. Ve hiç seçmenin karşısına çıkmamış bir isim başbakan oldu. Sandıkla gelen talimatla gitti. Ve işin an can alıcı noktası; Onu oylarıyla o göreve getiren seçmen buna hiç tepki göstermedi. Biz figüran mıyız demedi. Biz bu adama oy vermiştik, onu biz seçmiştik demedi. Diyemezdi çünkü onu genel başkan işaret etmişti. Şimdi de gitmesini işaret ediyordu. Bugün belediye başkanlarının gidiş nedeni metal yorgunluğu olarak açıklanıyor. İlginçtir, genel başkanla aynı yıl siyasete giren başkanlarda görülen metal yorgunluğu genel başkanda görülmüyor. Herkes yoruluyor ama genel başkanlar yorulmuyor. Rahmetli Demirel de hiç yorgunluk bilmezdi. Genel başkanlığın bir sırrı olmalı… Bütün yönetim yoruluyor ama genel başkan yorulmuyor. Şu fedakârlığa bakar mısınız, genel başkan tüm ekibin yükünü sırtlanabiliyor. Az şey mi? Kim bu kadar özveride bulunabilir! Zaten genel başkan da açık açık söylüyor kimleri ne göreve getirdiğini; Görev verildiğinde iyi de görevi bırak denildiğinde neden homurdanıyorsunuz demeye getiriyor. Demek ki onları o göreve seçmen falan seçmedi, genel başkan yerleştirdi. Şimdi de genel başkanın görevi bırakın demesi bunun için insanlara normal geliyor. Bu bir tek bizim muhalefete normal gelmiyor. Onlar hala sandıkla gelen sandıkla gider diyerek seçmenden oy alarak göreve gelen bazı yöneticilerin genel başkanın istemesiyle görevi bırakmalarını demokrasi adına kabul edemiyor görünüyorlar. Hadi ülkede demokrasi falan olsa neyse, yani gerçekten yöneticileri halk seçiyor olsa neyse: böyle bir yönetim şekli olmayan ülkelerde bunu tartışmanın gereği var mı? Türkiye’de artık bazı gelişmeler insanları şaşırtmıyor. Seçmeni hiç şaşırtmıyor. Şaşırsaydı herhalde bunun neden ve sonuçlarını sorgulama ihtiyacı hissederdi. Koca bir laf sadece; Sandıkla gelen sandıkla gidermiş!

Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster