Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


SEVAN NİŞANYAN’A GÖRE LİVİOPOLİS


Açıklama: Daha önce sizlere Sevan Nişanyan’ın çalışmalarından bahsetmiştim. Burada bu konuyu ele alacağız.
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 14 Ekim 2017
Geçerli Tarih: 22 Kasım 2017, 19:20
Site: Görele Ekspres - Giresun - Görele Ulusal Haberleri
URL: http://www.goreleekspres.com/haber/yazar.asp?yaziID=10749


Daha önce sizlere Sevan Nişanyan’ın çalışmalarından bahsetmiştim. Hatırlayacaksınız, “Adını Unutan Ülke: Türkiye’de Adı Değiştirilen Yerler Sözlüğü” adlı kitabında (K-1) ve Index Anatolicus projesi kapsamında www.nisanyanmap.com internet sitesinde (K-2) yer adları ile ilgili çalışmalarını sürdürmekte olduğunu söylemiş idik. Nişanyan, Index Anatolicus çalışmasını bir proje olarak sürdürmekte ve hatta yer adları ile ilgisi, bilgisi olanları da bu projesine katkı yapmaya çağırmaktadır. Projenin amacı ise “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde halen var olan ve geçmişte kullanılmış tüm yer adlarını belgelemek” şeklinde açıklanmıştır.

Liviopolis yazılarıma başladığım süreçte, Nişanyan’ın da “Görele’nin Liviopolis olduğu” tezini dile getirdiğini söylemiş ve kendi söylediklerime dayanak (K-3) yapmış idim. Genel anlamda Nişanyan ile aynı görüşü paylaşmış olsak da aramızda bazı farklılıkların varlığını gördüm. Tıpkı “İki Şehir, İki Kale” tezi savunucuları gibi; hem ortak noktalarımız, hem farklılıklarımız söz konusu. Bu yazımızda hem farklılıklarımızı hem de düzeltilmesi gereken yanlış hususları dile getirmeye çalışacağım.

Sevan Nişanyan, Görele ve Liviopolis hakkındaki görüşlerine iki kitabında yer vermiş. Bunlardan birincisi; Kelimebaz (K-4). İkincisi ise Ağır Kitap (K-5)… Gerçi her iki kitapta da durum aynı satırlar ile dile getirilmiş. Yine de biz, yazarımıza saygımızdan dolayı, iki esere de yer vermekteyiz.

Öncelikle Nişanyan’ın Görele ve Liviopolis hakkında neler söylediğine bir bakalım ve sonra kendi düşüncelerimizi söylemeye çalışalım. İlgili iki eserin Görele ile alakalı maddesini aktaralım sizlere…

“Giresun’un Görele kasabası şimdiki yerine sonradan taşınmış. O malum: 12 kilometre daha doğuda karayolu kenarında Koralla kalesi var, şimdi tabela bile konuldu, vaktiyle orasıymış. Şimdiki yerinin eski adı Selçuklu ve erken Osmanlı kayıtlarında Yavıbolu diye geçermiş. Şimdi bile yaşlılar Görele demez Elevü dermiş.

O noktada işte iş karışıyor. Elevü ne demek bilen yok. Olsa olsa Alevi demek olabilir diye vatandaş kendini inandırmış. Öyle ya, oranın ahalisi Çepnidir, Çepniler şimdi Sünni görünseler de vaktiyle Kızılbaşlığa yatkındılar, ondan olmalı herhalde. Eh belki. Ama… “Alevi” tabiri Cumhuriyetten önce hiç duyulmaz ki? Kızılbaş yahut Rafızî derler, daha da ağır isimler kullanırlar, onu ne yapacağız? Hem o taraflar Giresun’dan Vakfıkebir’e kadar hep Çepnidir, niye bu köyü ayırıp Alevi diye bilhassa isim taksınlar? Sonra Karadeniz ağzında neden /a/lar /e/ye dönsün, Kürt mü bunlar?

Oysa biraz kitap karıştırırsan ipuçları orada… Buyurun, Plinius’un Doğa Tarihi, 6. Kitap, 4.başlık, Pharnakia’dan (Giresun) sonra Philokalia (Espiye olmalı), sonra Tripolis (Tirebolu), ardından Livioupolis gelirmş. Strabon’da Livioupolis var, yaklaşık M.S. 20’lerde.

Soru bir: Livius veya Livia kim? Augustus’un eşi Livia olmalı. Milat dolayında imparatorluğun baş papatyasıydı, kocasıyla beraber tanrıça ilan edildi. Bu civarlar o tarihte Polemon’un taşeron krallığıydı, sahil boyu bir sürü liman, hisar, kent inşa etti, kendi adıyla anılan Polemonium (Bolaman) onlardan biridir. Hamisi olan imparatora yağ çekmek için first leydi’nin adını kente vermiş olabilir mi? Olabilir.

Soru iki: neden Yavubolu? Çünkü eski Anadolu Türkçesinde L sesiyle kelime başlamaz. En erken örneklerin birçoğunda Rumcadan alınan /l/ Anadolu ağızlarında /y/ olur. Liviupoli >Yavuboli.

Soru üç: Ya Elevü? Valla o da Livia’nın bir çeşidi gibi duruyor. Ama aynı isim hem Yavu hem Elevü nasıl olur diye sorarsanız çok sağlam bir cevap veremem, lafı dolaştırır dururum herhalde.”

İsterseniz, önce Nişanyan üstadımızın sorularına cevap vermekle başlayalım işe. Aslında şimdiye dek yazdıklarımızı okuduysanız, bu soruların cevabını zaten tahmin edebiliyor olmanız gerekir. Pek çok hususu detaylarıyla incelemiş bulunuyoruz çünkü. Birinci sorunun cevabını da dile getirmiş idik. İlgili konu başlıklarında ve hatta daha yazılarımızın en başında, Görelemize ismi verilen şahsiyetin imparatoriçe Livia olduğunu ve Kraliçe Dynamis tarafından Liviopolis isminin kullanıma sokulduğunu, bildiğimiz ve bulabildiğimiz kaynaklar vasıtasıyla sizlere aktarmış idik. Bu konuda, Nişanyan Hocamızın vurgulamış olduğu hususların da etkili olduğunu söylememiz gerekir. Çünkü Pontus ülkesinin yönetici kralları, vassal dediğimiz atanmış yönetici krallar, kraliçeler idi ve zaman içinde Roma’nın Dostları olarak anılmaya başladılar.

İkinci sorunun cevabı ise doğrudan bizim tezimiz. Neden Yavabolu olduğu sorusunun cevabını da kendi fikirlerimiz doğrultusunda ve bilhassa “Yerini Kaybeden Şehir: Yavabolu” başlığı altında anlatmaya çalıştık. Burada özellikle belirtmek isterim ki Nişanyan üstadımız, olaya biraz yüzeysel bakmış, konunun içine fazla derinlemesine girmemiş. Girse belki o da bu derin kuyudan çıkmakta zorlanacak. Çünkü Görelemizin tarihi, gerçekten çok karışık, karmakarışık. Olaya yeterince vakıf olmayanların hemencecik çözebileceği bir durum ya da bir kolaylık asla söz konusu değil. Yüzeysel bakışı neden dile getirdim, çünkü üstadımız, Yavabolu sözcüğünü, bu kısacık yazıda bile binbir hale sokmuş, işine yarayacak şekilde kullanma çabasına girmiş. İlk paragrafta Yavıbolu diye söz ederken, bir sonrakinde Yavubolu, bir sonrakinde ise Yavuboli yapıvermiş. Sizler biliyorsunuz ki sözcüğün aslı Yave/Yava’dır ve Osmanlıca bir karşılığı vardır. Yave sözcüğü, pek revaçta olmayan, dili zorlayan bir sözcük olduğu ve anlamı da kolay kolay çözülemediği için, araştırmacılar ve hatta yaşayan ahali, işin kolayına kaçmış, güncel kullanımdaki sözcükler ile Yavebolu’yu her türlü şekle sokmuştur. Yuvabolu olmuştur, Yavıboli olmuştur, Yıvaboli olmuştur, Yarboli ve hatta pratik bir kısaltma ile Yobol dahi denildiği olmuştur. Bugün bile Beşikdüzü ilçesindeki o malum bölgeden Yobol diye söz edilmektedir. Yavebolu’nun Liviopolis’in değişime uğramış br söyleniş biçimi olduğu tezine ise katılmamız mümkün değil ve bunun nedenlerini de açıkça ortaya koyduk. Zaten “İki Şehir, İki Kale” tezinin savunucuları da bu benzeşimden hareketle yeni ve uyduruk bir antik kent icat etme peşinde değiller miydi? Bunu bizim kabullenmemiz mümkün değil.

Nişanyan üstadımız, Elevü’nün de Liviopolis sözcüğünün değişik bir söyleniş şekli olduğunu savunmuş lakin bu mümkün değil, sizler de biliyorsunuz. Çünkü Liviopolis, Görele/Koralla Kalesinin olduğu bölge iken, Elevü; modern Görele’nin yani şimdiki Görele’nin olduğu bölge dâhilinde yer almaktadır. Bu iki yerleşkenin 1800’lü yıllara değin, Çepni yurdu olmak dışında, yöresellik anlamında, organik bir bağı yoktur. Yani açıkça söylemek gerekir ise bu Elevü ismi, Çepnilerin kendi yaşam standartları doğrultusunda buldukları ve kullandıkları bir isimdir. İsmin aslı da zaten Elevü ya da Alevi değil, Eleğümlü’dür. Bu konuda da beyan etmiş olduğumuz fikir ve değerlendirmeleri, “Philokalea ve Görele” başlığı altında anlatmıştık. Hatta şöyle bir söylemimiz de mevcut idi: “Bu yerleşim birimi, kimilerince Eleğimlü, kimilerince Elegü ve de kimilerince Elevi adıyla anılır. Philokalia coğrafyası, Çepni Türkleri ile birlikte yeniden gün ışığına kavuşmuş ve parıldamaya başlamıştır. Yaşam dirilmiştir. Şimdiki modern Görele’nin temelleri atılmıştır.”

Modern Görele coğrafyası (Elevü), daha çok Tirebolu’ya yakındır ve buradaki isimlendirmeyi, antik Koralla ile yani Liviopolis ile çözmek pek akla yatkın gözükmemektedir. Böyle bir çözüm ancak bu bölgenin coğrafyasına ve tarihine acemice bakan kişiler tarafından önerilip gündeme getirilebilir. Biz de sevgili Nişanyan üstadımızın konuyu fazla detaylıca ele almadan böyle bir fikir ortaya attığına inanıyoruz ama tarihsel yer isimleri konusunda samimi ve fedakâr çabaları olduğuna da kaniyiz.

(DEVAM EDECEK)

***Liviopolis ve Görele başlıklı araştırma yazılarımızın güncelleştirilmiş olarak tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://books.google.com.tr/books?id=n6Y2DwAAQBAJ

Aydın Kulak

(Kaynak gösterilerek ve yazar adı belirtilerek kullanılmasında/alıntılanmasında bir sakınca yoktur.)

KAYNAKÇA:

K-1: Adını Unutan Ülke: Türkiye’de Adı Değiştirilen Yerler Sözlüğü / Sevan Nişanyan/ Everest Yayınları/İstanbul-2010/Erişim: Mart 2017/ http://www.worldcat.org/title/adn-unutan-ulke-turkiyede-ad-degistirilen-yerler-sozlugu/oclc/670108399

K–2: Görele-Koralla/Index Anatolicus/Erişim: Haziran 2012/ http://www.nisanyanmap.com/?y=Koralla&t=&lv=2&u=1&ua=0

K-3: Görele ve Liviopolis / Aydın Kulak/ Göreleekspres İnternet Sitesi/01 Temmuz 2012/Erişim: 21 Nisan 2017/ http://www.goreleekspres.com/haber/yazar.asp?yaziID=5250

K-4: Kelimebaz / Sevan Nişanyan/ Propaganda Yayınları/24 Ekim 2013/Erişim: Nisan 2017/ Bu kitap, Sevan Nişanyan’ın Taraf Gazetesindeki Kelimebaz köşesinde 29 Ekim 2008-14 Aralık 2009 tarihleri arasında yayımlanan tüm makalelerini içermektedir/ https://books.google.com.tr/books?id=wU-jAQAAQBAJ&pg=RA1-PA48&lpg=RA1-PA48&dq=ni%C5%9Fanyan+g%C3%B6rele&source=bl&ots=jSiWmIStj0&sig=lcd6vvMFaYnMpPenH4Jkr7DZ9TA&hl=tr&sa=X&ved=0ahUKEwjYp9WyiLbTAhXUFsAKHTZuDm4Q6AEIKDAC#v=onepage&q=ni%C5%9Fanyan%20g%C3%B6rele&f=false

K-5: Ağır Kitap / Sevan Nişanyan/ Propaganda Yayınları/17 Mart 2014/Erişim: Nisan 2017/ Yazarın geniş bir derleme çalışması olarak takdim edilmektedir/ https://books.google.com.tr/books?id=fkEZAwAAQBAJ&pg=PT219&lpg=PT219&dq=ni%C5%9Fanyan+g%C3%B6rele&source=bl&ots=nHTcnaDuzr&sig=voe4GGBPgQl9Cd7D6Afgnvo6P70&hl=tr&sa=X&ved=0ahUKEwjYp9WyiLbTAhXUFsAKHTZuDm4Q6AEIKzAD#v=onepage&q=ni%C5%9Fanyan%20g%C3%B6rele&f=false




Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster