Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


ATATÜRK 19 EYLÜL 1924'DE GİRESUN'A GELİYOR


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 19 Eylül 2017
Geçerli Tarih: 19 Kasım 2017, 11:30
Site: Görele Ekspres - Giresun - Görele Ulusal Haberleri
URL: http://www.goreleekspres.com/haber/yazar.asp?yaziID=10726


DAHA ÇOK 'BİLGİ YURDU' GENÇLERİNİ DİNLİYOR

Mustafa Kemal Atatürk, 1924 yılının Eylül ayında Doğu Karadeniz gezisine çıkar..
17 Eylül günü Trabzon...
18 Eylül günü Rize'dedir.

(Rize'de Mustafa Kemal'in keyfini kaçıran bir olay yaşandığı için bu konuya değinmeden geçemeyeceğim.Hele hele şu sıralar yeni bir eğitim sistemi üzerinde tartışılıyorsa!)

Rize ziyaretini yaptığı gün il merkezinde 'Cumhuriyet' ismi verilen bir çeşme ile 'Gazi Paşa' ismi verilen çeşmelerin açılış töreninde yapılması düşünülmüştür...
Ancak Mustafa Kemal Rize hükümet konağına geçince Rize ve Pazar Müftüleri M.Kemal'in önüne çıkarak "Medreselerin açılması için müracaat yaptıklarını, ancak sonuç alamadıklarını" söyleyince Mustafa Kemal sinirlenir ve bu istekleri şöyle yanıtlar;

"Şimdiye kadar geri kalmamızda en büyük amilin ne olduğunu biliyor musunuz?
Hayır, medreseler açılmayacaktır.
İaşenizi mi düşünüyorsunuz?
Müsterih olun, ibadetinizle uğraşın, bırakın bu milleti.
Yoksa bu kararı veren Meclis'te sizden büyük alimler yok mu?
Millet bildiği gibi yapacak."

(Şimdi siz bunun üzerinde düşünürken,ben geçiyorum M.Kemal'in, Giresun ziyaretine)

Mustafa Kemal'in 19 Eylül'de Giresun'a geleceğini duyan bütün Giresunlular o günü adeta iple çekmişler ve büyük hazırlıklar yapıldıktan sonra Mustafa Kemal'in geleceği Hamidiye vapurunu sahile inerek; davul-zurna eşliğinde ve küçücük çocukların çaldığı kemençe ekibiyle beklemeye başlamıştır...

Yıl;1924
Aylardan; 19 Eylül ve günlerden Cuma'dır...
Uzaklardan Hamidiye Kruvazörünün dumanları görülmüş ve daha sonra iyiden-iyiye sahile yaklaşmıştır...
(O yıllarda liman ve rıhtım olmadığından) Mustafa Kemal'in sahile çıkması için süslenip-hazırlanan motorlar, kayıklar gidip Mustafa Kemal'i davul-zurnalar eşliğinde karaya çıkarmıştır...

(Burada bir parantez açarak ifade etmek isterim ki, ben General Ali Rıza Erkan'la iki kez söyleşi yaptım. Onun anlatımının tadı bir başka güzeldi. Anlatırken adeta o günleri yaşıyor gibi anlatırdı.)

Neyse...
Mustafa Kemal ve avenesi protokol çizelgesine göre şehir gezisini yaparken, bir gurup genç Mustafa Kemal'e yaklaşırlar...
Bunlar "Bilgi Yurdunun" gençleridir...
Ve başkanları da; Şair Can Akengin'dir...
O gün yapılan iş bölümüne göre Mustafa Kemal'e yapılacak olan konuşmayı Necdet isimli arkadaşları yapacaktır. (Dr. Necdet)
Ve gerekli tanışma faslı bittikten sonra genç Necdet konuşmasını kağıttan okuyarak yapar;

"Bilgi Yurdu adına sizi selamlıyorum; hoş geldiniz Paşa...
Kaç gündür sizi bekliyoruz...
Karadeniz'e çıktığınızdan beri gözlerimiz ufukta kaldı.
Enginlerin göklerle birleştiği yerde hep sizi aradık.
Doğru Dumlupınar'dan mı geliyorsunuz?
Yaptığınız tarihi tekrar yaşamak için mi oraya gittiniz?
Sizin irade ve kudretiniz altında ölen ve öldüren şehitleri ziyaret ettiniz mi?
Şimdi ölenlerinde derin bir huşu ve hürmet duyduğum gözleriniz, onları gördü mü?
Dünkü silah arkadaşlarınızın ruhları mezarlarında şen ve müsterih uyuyor değil mi?
İçlerinde bizim yeşil Giresun'dan da kimse var mıydı?
Kim iddia edebilir ki, temelini kudretli ellerinde vaaz ettiğin 'Meçhul şehit' abidesi, bizim Giresun uşaklarından birinin değildir..
Onlara arzularının yerine geldiğini söylediniz mi?
Asil ve temiz kanlarının topraklara aktığı gün düşmanında Akdeniz de boğulduğunu anlattınız mı?
Sen olmasaydın ey büyük Münci!
Ey büyük Halasker!
Türk tarihi de bugün olmayacaktı. Olsa bile sahifeleri artık zafer, hürriyet, saadet değil; zillet, esaret ve hakaret kaydedecekti...
Bilmiyorlardı ki, Türk tarihi yalçın kayalar üzerinde ve Türk Milletinin kalbindedir.
Bilmiyorlar ki, sen o kalplerin birleştiği müşterek bir yüreksin."

Bu yapılan etkili konuşmayı zaman zaman gözleri nemlenerek dinleyen Mustafa Kemal, gençlere dönerek o tarihi konuşmasıyla şöyle yanıt verir yapılan az önceki söyleve;

Ey genç!
Bütün memleketin gençliğine tercüman olan kıymettar sözlerinden fevkalade memnun oldum.
Afyonkarahisar ve Dumlupınar'da sizin Uşaklar da vardı.
Bundan dolayı memnun ve müsterih olabilirsiniz.
Memleket bu sözleri söyleyen gençlikle iftihar edecektir.
Bu memleketin gençliği hakkımda büyük teveccüh gösterdi.
Bu kadarına layık olduğumu bilmiyordum.
Arkadaşlar...
Bu memleketi ve milleti asırlardan beri berbat edenler çoktan ölmüştür.
Bütün gençlik buna iman etmelidir.
Bizim kanımız akmadıkça bunlar bir daha avdet etmeyecektir."
**********
Şimdi yavaş yavaş özetleyerek sonlandıracak olursak...
Ve sonlandırmadan önce şöyle naçizane bir öneride bulunursak;
"Şu yukarıda yapılan her iki konuşmanın da tam metni, bugünkü teknolojik olanaklar kullanılarak, acaba belediye meydanlarından birisine tamamı yazdırılıp, herkesin bilgi edinmesi sağlanamaz mı?" diye düşünüyor ve aynı zamanda da öneriyorum...
Bilmem ki çok mu şey istiyorum?
Üstelik yapılamayacak kadar zor mudur?
***********
Bugün; 19 Eylül 2017
Günlerden salı...
Bugün Mustafa Kemal'in Giresun'a gelişinin 93. yılı...
Bugün bu konuyla ilgili herhangi bir etkinlik var mı onu bilmiyorum ama bugün (dün Ordu'dan başlatılan) ve Giresun istikametine doğru yapılan bir 'Fındık Adaleti Yürüyüşü' olduğunu biliyorum...
Umarım bu büyük kitleyle birlikte Mustafa Kemal Atatürk'ün 93 yıl Giresun'a gelişiyle ilgili birkaç söz söylenir veya konuşma yapılır...
Tekrar görüşmek üzere...
Hoş kalın...


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster