Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


KÜÇÜK BURJUVA HÂLLERİ


Açıklama: memleketi kurtarmak yine yeni rakıya kaldı rakı, balık, ayvalık olmadı bodrum, çeşme, alaçatı anlayacağınız altınımı bozarım, bozmam rahatımı!
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 04 Haziran 2017
Geçerli Tarih: 18 Kasım 2017, 22:33
Site: Görele Ekspres - Giresun - Görele Ulusal Haberleri
URL: http://www.goreleekspres.com/haber/yazar.asp?yaziID=10604


kent uyandı, bende henüz sabahın mahmurluğu var.

güneş gözümü aldığı zamanlar

umursamam aşık olduğumu. oysa

bütün şırfıntılığına rağmen yaşadığım zamanlar

güzel zamanlar. hoş bir rüya mıydı

gece gördüğüm, yoksa saatimi

ileri almayı unuttuğumdan mı

bu kafa karışıklığım, bu geri kalmışlığım,

anlamadım.

karşıyaka çarşısında

gitar çaldığını söyleyen orta yaşlı bir adam

tanımıştım, birkaç ay öncesiydi. istanbul’a

yola çıkmıştım, otogar servis güzergâhında

onunla karşılaşmıştım. haftada bir

yıkandığını söylemişti gerine gerine, sohbetin

ince belli bir yerinde, ayda bir kere de

hamama gittiği olurmuş. sokak çalgıcıları

istanbul’da daha çok kazanıyormuş ama

masraflı oluyormuş yemesi içmesi,

izmir iyi kazandırmıyormuş, oteller bitli diye

almıyormuş, bankta yatıyormuş. “zaten otel

pahalı, ayağını yorganına göre uzatacaksın”

diyordu parmağını aşağı yukarı sallayarak.

“otogarda ahbabım var, el ayak çekilince

bir köşeye kıvrılıyorum, sevabına

sabahlıyorum”

derken;

bana mı

yoksa tanrıya mı gülümsüyordu

karar veremedim. ben kahkaha atmalıydım

o tebessüm edebildiğine göre. güvenlikli bir sitede

lâle devri yaşıyorum, emekli maaşım var ama

kirada oturuyorum, bir de külüstür arabam var.

iki çocuk okutuyorum. maaşım az diye

her Allah’ın günü hükümete küfür etmekten

tuhaf bir zevk alıyorum.

sabahları

site girişinde çöp karıştıran aileyi size

söylemedim bile… birkaç tane de köpekleri var.

her sabah hepsini mesut bahtiyar görünce

çıldırıyor muyum, yoksa bu garipseyişim niye?

fakir adamlar zengin gülüşleriyle

sinirime mi dokunuyor sizce de?

böyle zamanlarda zil zurna sarhoş olmalı

şair dediğin. lâkin bugün borsacıyım,

şair değilim.

tavan yaparsa endeks

göbek atma zamanı, el âlemin derdinden

bana ne, ben mi kurtaracağım ulan vatanı?

bir lot dünyaya bedel, seviyorsan memleketi

lot lot sevmelisin ela gözlerini, kara kara

kaşlarını. bereketli seansları yüreğinden

öpmelisin. şunun şurasında

fani dünyadan ışık hızıyla geçip

gidiyoruz işte, her şeyi o kadar da

kafaya takmamalı. öyle ya

vesikası eskimiş kadim bir orospunun günlüğünde,

hangimizin kaç satırlık yeri ola?

o zaman;

hiç bir şeyi hak ettiğinden fazla umursamamalı,

güneş gören balkonlarda köpüklü kremalı kahvenin

keyfine varmalı.

 

küçük burjuva kafası benimki

az okur çok bilirim

hatta her şeyi en iyi ben bilirim

ah bir de üşenmesem,

şaşar kalırsınız,

ne çılgın devrimler edebilirim

 

söylemeye utanıyorum amma mecburum yani

keyif benim eşeğimdir

keyfim benim her şeyimdir

 

memleketi kurtarmak yine yeni rakıya kaldı

rakı, balık, ayvalık

olmadı bodrum, çeşme, alaçatı

anlayacağınız

altınımı bozarım, bozmam rahatımı!

 

Aydın Kulak

(Kaynak gösterilerek ve yazar adı belirtilerek kullanılmasında/alıntılanmasında bir sakınca yoktur.)


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster