Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özlemle anıyoruz
24 Ocak 2012, 12:40

Özlemle anıyoruz

Uğur Mumcu ölüm yıldönümünde anılıyor

Özlemle anıyoruz

Uğur Mumcu ölüm yıldönümünde anılıyor
 

Uğur Mumcu öncesi ve sonrası


Gazeteci yazar Uğur Mumcu ölümünün 19. yılında çeşitli etkinliklerle anılacak. Araştırmacı gazeteciliğin duayen ismi olarak hafızalarda yer edinen, bombalı saldırı ile yaşamını yitiren Mumcu, faili meçhul cinayetlere kurban giden ne ilk ne de son isimdi. Namlunun ucunda hep sol vardı.

24 Ocak 1993’te aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu yaşamını yitiren Uğur Mumcu için Ankara ve İstanbul başta olmak üzere birçok ilde anma etkinlikleri düzenlenecek. Hrant Dink davasının geride birçok soru işareti bırakarak sonuçlandırıldığı bu günlerde, Uğur Mumcu’nun öldürülmesi bir başka siyasi suikastler silsilesinin sembol olayı olarak akıllara geliyor.

Uğur Mumcu cinayetinin tam olarak kimler tarafından gerçekleştirildiği sorusu bugüne kadar yanıtsız kalırken, yedi yıl ‘faili meçhul’ dosya olarak bekletilen saldırı ile ilgili araştırma, 17 Ocak 2000’de Hizbullah İlim Grubu’na yönelik operasyonda elde edilen CD ve disketler üzerine tekrar gündeme gelmişti.

Ferhan Özmen, Necdet Yüksel, Selçuk Şanlı, Yusuf Karakuş, Muzaffer Dağdeviren, Abdülhamit Çelik, Fatih Aydın, Hasan Kılıç ve Mehmet Şahin gibi isimler olaya karıştığı gerekçesiyle yargılanırken, araca bomba yerleştirilirken gözcülük yaptığı belirtilen Oğuz Demir 19 yıldır yakalanamıyor.

90larda Mumcu ile birlikte gidenler
Uğur Mumcu 90'lı yıllarda suikaste kurban giden tek isim olmadı. Mumcu 1993’te öldürülmeden önce, 31 Ocak 1990’da hukukçu ve siyasetçi Muammer Aksoy Ankara Bahçelievler’de evinin önünde kurşunlanarak öldürüldü. 7 Mart 1990’da ise gazeteci Çetin Emeç İstanbul Suadiye’de şoförü ile beraber uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi.

6 Ekim 1990’da Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Bahriye Üçok evine gönderilen bombalı paketle öldürüldü. Üçok’un, İslami Hareket adlı örgüt tarafından tehdit edildiği iddia ediliyor. Gazeteci yazar Turan Dursun da 4 Eylül 1990’da silahlı saldırı ile katledildi. Yazar, şair ve gazeteci Musa Anter, 20 Eylül 1992’de Diyarbakır’ın Seyrantepe ilçesinde silahlı saldırı ile öldürüldü. Gazeteci, yazar, öğretim üyesi Ahmet Taner Kışlalı’da 21 Ekim 1999’da arabasının sileceğine yerleştirilen bomba ile yaşamını yitirdi.

Bunlar, faili meçhul bırakılmış siyasi cinayetlerdi. Ancak cinayetlerde hedef alınanlara bakıldığında, hepsinin solda duran aydınlar oldukları görülüyor. Bu siyasi suikastler silsilesi, Türkiye'de düzenin solu ve solun toplumsal etkisini kırmak için yaptığı, yaptırdığı veya kullandığı cinayetler olarak bir bütünlük taşıyor.

80 öncesi de var
Faili meçhul olarak nitelenmesine rağmen, yine politik duruşları ile bilinen akademisyen, yazar, gazetecileri hatta savcı ve polisleri hedef alan silahlı saldırılar 80 öncesinde de yaşandı. 1978’de İTÜ rektörü Bedri Karafakioğlu, Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Bedrettin Cömert, Ankara Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz ülkücü kimlikleri ile bilinen kişiler tarafından uğradıkları silahlı saldırılar sonucu yaşamlarını yitirirken, İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Server Tanilli ise uğradığı saldırı sonrası sakat kalmıştı. 1979’da İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Cavit Orhan Tütengil, gazeteci yazar Abdi İpekçi, Adana Emniyet müdürü Cevat Yurdakuler öldürülürken, 1980’de yazar, derlemeci, radyo programcısı Ümit Kaftancıoğlu ve sendikacı, DİSK Başkanı Kemal Türkler de aynı şekilde uğradıkları silahlı saldırı sonucu katledildiler.

Uğur Mumcu: araştırmacıydı gazeteciydi, yazardı…
22 Ağustos 1942’de Kırşehir’de doğan Mumcu, 1965 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Bir süre Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde asistanlık yapan Mumcu’nun yazı serüveni öğrencilik yıllarında başladı.

Orhan Aydın'ın Mumcu üzerine yazısı için tıklayınız.

İlk yazıları, Doğan Avcıoğlu yönetimindeki Yön dergisinde yayınlanmaya başlayan Mumcu, 12 Mart döneminde yazısında kullandığı ‘ordu uyanık olmalı’ sözlerinden ötürü ‘orduya hakaret etmek’, ‘sosyal bir sınıfın öteki sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak’ suçunu işlediği gerekçesi ile gözaltına alındı. Yedi yıl hapse mahkum edilen Mumcu, kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine serbest bırakıldı.

1962’den itibaren, Yön, Türk Solu, Devrim, Ant, Ortam, Yeni Ortam ve başka dergilerde yayınlanan Mumcu, 1968 – 70 arasında Akşam, Milliyet ve cumhuriyet gazetelerine de çeşitli konularda inceleme yazıları yazdı.

İlk köşe yazıları 1974 yılından itibaren Yeni Ortam Dergisi’nde yayınlanan Mumcu, 1975’te Cumhuriyet Gazetesi’ne geçti. ‘Gözlem’ adlı köşesinden aralıksız 1991’e kadar yazılar yazdı ve 6 Kasım 1991’de İlhan Selçuk ve 80 Cumhuriyet çalışanı ile birlikte gazeteden ayrıldı. 1 Şubat – 3 Mayıs 1992 tarihleri arasında Milliyet Gazetesi’nde yazan Mumcu, Cumhuriyet Gazetesi’ndeki yönetim değişikliğinin ardından 7 Mayıs 1992’de geri döndü.

Uğur Mumcu’nun‘Ağca Dosyası’, ‘Papa-Mafya-Ağca’, ‘Sakıncalı Piyade’, ‘Suçlular ve Güçlüler’, ‘Kürt İslam Ayaklanması’ ve ‘Kürt Dosyası’ gibi çeşitli konularda yayınlanmış 25 kitabı bulunuyor.

(soL – Haber Merkezi)

 
Uğur Mumcu 18 yıl önce bir Pazar sabahı evinin önünde bulunan arabasına konulan bombanın patlaması sonucu hayatını yitirdi.Üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen Uğur Mumcu cinayeti aydınlığa kavuşturulmadı.
 

Araştırmacı gazeteciliğin en önemli isimlerinden Uğur Mumcu ölüm yıldönümünde anılıyor.

Uğur Mumcu bundan 18. yıl önce evinin önünde park halinde bulunan aracına binerken, aracın altına yerleştirilen C-4 tipi plastik bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetti.

Suikastin hemen sonra yapılan incelemeler ve açıklamalar büyük tartışma yaraştımıştı.

Patlamanın ardından olay yerine gelen emniyet uzmanları, patlamayla ortaya saçılan parçaları cımbızla toplamak yerine süpürmüştü. Yapılanlar, delillerin karartılmaya çalışıldığı şüphesini doğurmuştu.

Cinayetin hemen ardından dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü ve Başbakan Yardımcısı İsmet Sezgin, Mumcu'nun ailesine ve kamuoyuna cinayetin faillerinin yakalanacağı sözü vermiş, devletin ağzından bunun "devletin namus borcu olduğu" ifade edilmişti.

Ancak o günden bu yana cinayet üzerindeki sis perdesi kaldırılabilmiş değil.

Cinayetin İran bağlantılı İslami örgütler tarafından gerçekleştirildiği iddia edilmiş, İslami Hareket Örgütü gibi ismi ve faaliyetleri bilinmeyen örgütlerin isimleri verilmişti.

Uğur Mumcu'nun Ankara'da yapılan cenaze törenine Türkiye'nin dört bir yanından gelen yurttaşlar katılmış, cenazedeki kalabalık 1 milyonu aşmıştı.

Anma etkinlikleri

Uğur Mumcu'nun ünlü sözü "Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikler, bugün saat 11.00'de Batıkent Uğur Mumcu Parkı'ndaki Uğur Mumcu Anıtı'na çelenk bırakılmasıyla başlayacak.

12.00'de de sevenleri Uğur Mumcu'nun evinin önünde olacak. Buradaki törene CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katılacak.

Burada bir sinevizyon gösterisi ve "Neden Öldürüldüler?" başlıklı bir sergi düzenlenecek. Saat 14.30'da Mumcu'nun Cebeci Asri Mezarlığı'ndaki kabri ziyaret edilecek.

Gaffar Okkan'ın öldürülmesinin üzerinden 11 yıl geçti

Eski Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'ın Emniyet Müdürlüğü binasından ayrıldıktan hemen sonra Şehitlik Semti Sezai Karakoç Bulvarı’nda makam aracının içinde silahlı saldırı sonucunda öldürülmesinin üzerinden 11 yıl geçti.

Gaffar Okan için de memleketi Sakarya'nın Hendek İlçesi'nde mezarı başında bugün anma yapılacak.

Okkan'ın adının verildiği Diyarbakır Gaffar Okkan Anadolu Lisesi öğrencileri ve Diyarbakır'da çeşitli liselerde okuyan öğrencilerden oluşan bir grup şehit emniyet müdürünü anma programına katılacak.

Kürt'ü Türk’e
Türk’ü Kürt’e
Ermeni’yi Türk’e
Türk’ü Ermeni’ye
Alevi’yi Sünni’ye
Sünni’yi Alevi’ye
düşman eden,
emperyalizm ve emperyalizm'in Ortadoğu’daki çıkarlarıdır.
Dün öyleydi
bugün de öyle...

Bir pazar sabahıydı
Ankara kar altında
Zemheri ayazıydı
Yaz güneşi koynunda
Ucuz...
can pazarıydı
Kalemim düştü kana
Zalimler pusudaydı
Bedenim paramparça

 
Ölenler
dövüşerek öldüler;
güneşe gömüldüler.
Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!
Akın var
güneşe akın
Güneşi zaaaptedeceğiz
Güneşin zaptı yakın!
 
Uğur Mumcu anılıyor
 
Cumhuriyet Halk Partisi Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu, Araştırmacı Gazeteci- Yazar Hukukçu Uğur Mumcu’nun yaşamını yitirmesinin 19. Yılı münasebetiyle anma mesajı yayınladı.
 

Karaahmetoğlu, Mumcu’nun asıl hedefi Cumhuriyet ve kurumları olan odaklar tarafından otomobiline yerleştirilen bir bomba ile yaşamını yitirdiğini ifade etti.

Bombanın esasen bağımsızlığa, özgürlüğe karşı atıldığını ifade eden Karaahmetoğlu, “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamaz diyen Uğur Mumcu; Cumhuriyet’in aydınlanmasını içine sindiremeyenlerin, her türlü hırsızın, silah ve uyuşturucu kaçakçısının, din tüccarlarının ve de devleti soyanların ipliğini pazara çıkardığı için hedef seçilmişti.

Karanlık ilişkiler yumağının dişlileri içinde yer alan ve de ipliklerinin pazara çıkmasını istemeyen uluslararası güçler ve onların yerli işbirlikçileri tarafından yerleştirilen bu bomba Uğur Mumcu’nun düşüncelerini, ideallerini öldürememiştir” dedi.

Aradan 19 yıl gibi bir zaman geçmesine karşın Mumcu’nun şahsında Cumhuriyet’in köklerine bomba yerleştiren odakların bulunamadığını ifade eden Karaahmetoğlu açıklamasında şunlara yer verdi, “25 Ağustos 1975 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yazdığı Sesleniş başlıklı yazısında; ‘Özgürlüğe adanmış bir top gibiyiz. Sizin için öldürüldük ey halkım unutma bizi! Giresun’daki yoksul köylüler sizin için öldük !..’ diyen Uğur Mumcu halen aramızda yaşıyor…

Giresun’daki ve diğer yörelerimizdeki yoksul köylüler umarız geç olsa da dersler çıkartır…

Uğur Mumcu’yu aramızdan ayrılışının 19.Yılında düşünceleriyle ve yazdıklarıyla bizlere ışık tutmaya devam etmektedir.

Bu duygular ile; düşünenlerin vurulmadığı,vurulanların unutulmadığı,vuranların da yakalanması özlemiyle Uğur Mumcu ve diğer Cumhuriyet şehitlerini saygıyla anıyorum!”

Uğur Mumcu (1942 - 1993)
Uğur  Mumcu (1942 - 1993)
Aslen,Ankaralı olan Uğur Mumcu,22 Ağustos 1942 yılında,babasının memuriyeti dolayısıyla Kırşehir'de, dört kardeşin üçüncüsü olarak doğdu. Annesi Nadire Hanım, babası, Tapu Kadastro memuru Hakkı Şinasi Bey'di. İlk ve orta okulları Ankara’da okuyan Mumcu çok aktif bir öğrenciydi. Bu hızlı yaşam Hukuk fakültesinde de devam etti. 1961 yılında baş1adığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni 1965 yılında tamamladı. Bir süre avukatlık yaptı; yabancı dil öğrenmek için İngiltere'ye gitti. 1969-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde İdare Hukuku Profesörü Tahsin Bekir Balta'nın asistanı olarak çalıştı. Yazmaya, üniversite öğrenciliği yıllarında, Doğan Avcıoğlu'nun yönetimindeki Yön Dergisinde başlayan Uğur Mumcu, 12 Mart döneminde bir yazısında kullandığı "ordu uyanık olmalı" sözleriyle, "orduya hakaret etmek", "sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak" suçunu işlediği iddasıyla gözaltına alındı. Uğur Mumcu bu davadan dolayı 7 yıl hapse mahkum edildi. Fakat yargıtayca karar bozuldu ve serbest bırakıldı. Bu olaydan sonra, Mumcu askerliğini, 1972-74 yılları arasında Ağrı'nın Patnos ilçesinde, resmi tanımıyla "sakıncalı piyade eri" olarak tamamladı. Patnos'ta, ağır koşullar altında askerliğini yaparken, zaten uzun zamandan beri var olan ülseri yüzünden mide kanaması geçirdi. İlk yazıları 1962'den itibaren Yön, Türk Solu, Devrim, Ant, KIM v.b. dergilerde yer alan Mumcu'nun, 1968-69-70 yıllarında Akşam, Milliyet, Cumhuriyet gazetelerinde zaman zaman çeşitli konularda inceleme yazıları da yayımlandı. Köşe yazarlığına 1974 yılında haftalık Yeni Ortam dergisinde başladı. Daha sonra çalışmaya başladığı Anka Ajansında 1975 yılından itibaren Cumhuriyet'e de köşe yazıları yazdı. 1977 yılından sonra sadece Cumhuriyet için yazmaya başladı. gözlem başlıklı köşesinde 1991 yılının Kasım ayına kadar aralıksız olarak yazdı. 6 Kasım 1991'de İlhan Selçuk ve yaklaşık 80 Cumhuriyet çalışanı ile birlikte gazeteden ayrıldı. Bir süre işsiz kaldı. 1 Şubat - 3 Mayıs 1992 tarihleri arasında Milliyet Gazetesi'nde yazan Mumcu, Cumhuriyet Gazetesi'ndeki yönetim değişikliği üzerine 7 Mayıs 1992'de Cumhuriyet'e döndü. Gazetecilik hayatı başarılarla dolu olan Mumcu 24 Ocak 1993 yılında uğradığı bombalı saldırı sonucu öldü.

Haberi Ekleyen: Mehmet R. Aksu

Bu haber 63 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Yaşam

Prof. Dr. İbrahim Balcıoğlu'ndan Köyüne Hizmet

Prof. Dr. İbrahim Balcıoğlu'ndan Köyüne Hizmet Giresun'un Akademik alanda medaarı iftaarlarından olan Bulancak İnece Köyü Nüfusuna kayıtlı Prf. Dr. İbrahim Ba...

Türk sinemasının büyük kaybı!

Türk sinemasının büyük kaybı! Türk sinemasının büyük kaybı!

Yok böyle rezillik!

Yok böyle rezillik! Yok böyle rezillik!

Ömer Kostak Evinde Ölü Bulundu

Ömer Kostak Evinde Ölü Bulundu Perşembe gününden sonra kendisinden haber alınamayan Ömer KOSTAK (57) Beyli mahallesindeki evinde ölü bulundu.

Hakkı Bebek Vefat Etti

Hakkı Bebek Vefat Etti Karabork Kuz mahalleden Hakkı Bebek geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti.

KADINLAR KULÜBÜ

Yeni Aşkın Zorluğu

Yeni Aşkın Zorluğu

SIIR KÖSESI

Sabiha Serin'in Yorumuyla Bayrak Şiiri

Sabiha Serin'in Yorumuyla Bayrak Şiiri

RÖPORTAJ

İmparatoriçe'nin Parıldayan Cenneti: Görele

İmparatoriçe'nin Parıldayan Cenneti: Görele

DOKTORUNUZ'A SORUN

Esmer Yosunun sırrı?

Esmer Yosunun sırrı?

AVUKATANIZ'A SORUN

Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru nasıl yapılacak?

Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru nasıl yapılacak?

HAVA DURUMU

Istanbul
16 / 20 °C
Ankara
11 / 23 °C
Giresun
12 / 25 °C
Trabzon
17 / 25 °C
Samsun
12 / 22 °C

SİTE ANKET

Bu sene Fındık sizi mutlu etti mi ?

http://2.bp.blogspot.com/-bbL1Q71TD4Q/TVxJ8jhfAzI/AAAAAAAACAI/vX6pjg3a4pY/s1600/findik_resimleri.jpg

Ankete Katil »